Trabzon Emek ve Demokrasi Güçleri ile Derelerin Kardeşliği Platformu, Trabzon’da planlanan maden arama, taş ocağı ve HES projelerine karşı kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi.
Haber: Gençağa KARAFAZLI- Esra Nur PERVAN
(TRABZON) – Trabzon Emek ve Demokrasi Güçleri ile Derelerin Kardeşliği Platformu, Trabzon’da planlanan maden arama, taş ocağı ve HES projelerine karşı kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi.
Protestocular, Atatürk Parkı’nda gerçekleştirdikleri kitlesel basın açıklamasında Karadere’den Uzungöl’e kadar uzanan doğa talanına ve şirketlerin faaliyetlerine tepkilerini dile getirdiler. Eyleme CHP Trabzon İl Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bak ile CHP Trabzon İl Kadın Kolları Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Zerrin Yavuz da destek verdi.
“BİZ BU HAKLI DAVAMIZDAN, TOPRAĞIMIZDAN, DAĞLARIMIZDAN VAZGEÇMEDİK”
İbrahim İkinci, protestocular adına yaptığı açıklamada, çeyrek asrı aşkın zamandan beri Karadeniz’in yaşam alanlarına, dağlarına, ormanlarına, sularına hunharca saldırıldığını söyledi.
“Öyle bir saldırı ki sadece ağaçları, kuşları, börtü böceği değil, insanlarımızı da toprağa verdiğimiz bir süreci yaşadık” diyen İkinci, şöyle konuştu:
“An geldi bize ‘eşkıya’ dediler, an geldi bize ‘çapulcu’ dediler ama biz bu haklı davamızdan, toprağımızdan, dağlarımızdan vazgeçmedik. Bu meydanlarda ‘dağlarımıza, yaşam alanlarımıza el uzatmayın’ dedik, ‘buradayız’ dedik, ‘çakır halk’ dedik. ‘Bu davanın sahibi şirketler değil, kömürcüler değil; bu topraklarda yaşayan halktır’ dedik. Ama sermayenin kolluğu gibi görev yaptırılmak istenen polis zoruyla, kolluk zoruyla dağlarımıza, yaşam alanlarımıza bir kez daha çökmek istiyorlar. Hiçbir hukuk tanımadan bunu yapmak istiyorlar. O nedenle biz yine, yine bir uyarıyı yapmak, bir hukuksuzluğu açığa çıkarmak ve her şeye rağmen bu ülkede katledilen hukuku da kazanmak üzere ve bütün haykırışımıza rağmen bu ülkenin gerçek sahibinin kim olduğunu bir kez daha ifade etmek üzere bir aradayız.”
“ÇED SÜRECİ TAMAMLANMADAN YÜRÜTÜLEN FAALİYETLER…”
Derelerin Kardeşliği adına konuşan Şener Ergün de yaşam hakkını, çocukların yarınını savunmak için toplandıklarını belirterek, “Trabzon’un dört bir yanında aynı senaryo yeniden sahnelenmektedir. Gümüşhane sınırları içerisinde bulunan ancak etkileri doğrudan Araklı Karadere Vadisi’ni, Örenler, Gezge ve Salmankaş başta olmak üzere bütün vadiyi etkileyecek maden sahasında, Limak Holding bünyesindeki Altınordu Maden firması tarafından hukuka aykırı biçimde sondaj çalışmaları başlatılmıştır. Kamu kurumlarının gerekli izinleri olmadan, yalnızca valiliğe verilen bir dilekçeye dayanılarak yollar açılmakta, derin sondajlar yapılmaktadır. ÇED süreci tamamlanmadan yürütülen bu faaliyetler açıkça hukuka aykırıdır” diye konuştu.
“YENİ MADEN RUHSATLARI VE TAŞ OCAKLARI GÜNDEMDE”
Karadere Vadisi boyunca yeni maden ruhsatları verildiğini ve yeni projelerin planlandığını öne süren Şengün; Hayrat, Sürmene, Maçka ve Çaykara’da da benzer süreçlerin yaşandığını anlattı.
Şengün, şöyle konuştu:
“Üstelik Karadere Vadisi boyunca yeni maden ruhsatları verilmiş, yeni sondaj ve işletme sahaları planlanmıştır. Bölgede hâlihazırda faaliyet gösteren taş ocaklarına ilave olarak yeni taş ocağı ve maden projeleri de gündemdedir. Yetmiyor… Hayrat ilçesi Ancumah Vadisi’nde iptal edildiği söylenen HES projesi, bu kez ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının arkasına saklanılarak yeniden hayata geçirilmek istenmektedir. Sürmene’de, Maçka’da, Çaykara Uzungöl’de, Karaçam yaylalarında yeni maden ve enerji projeleri için sondaj başvuruları yapılmakta; birçok bölgede gerekli izin süreçleri tamamlanmadan şirketler fiili durum yaratmaktadır.”
“BU ARTIK MÜNFERİT BİR OLAY DEĞİLDİR”
Taş ocaklarının Trabzon’un birçok ilçesinde doğaya zarar verdiğini belirten Şengün, “Maçka başta olmak üzere Trabzon’un birçok ilçesinde yıllardır faaliyet gösteren taş ocakları da doğayı, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir. Yeni taş ocağı ruhsatlarıyla bu yıkımın bütün Trabzon’a yayılmak istenmesi kabul edilemez. Taş ocakları yalnızca bulundukları ilçelerin değil, tüm Trabzon’un ortak sorunudur. Bu artık münferit bir olay değildir. Bu, Trabzon’un tamamına yönelmiş örgütlü bir doğa talanıdır” DEDİ.
TRABZON HALKINA ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Trabzon’un farklı ilçelerinde yaşanan çevre sorunlarının ortak olduğunu dile getiren Şengün, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Buradan tüm Trabzon’a çağrıda bulunuyoruz. Araklı’nın sorunu yalnızca Araklı’nın değildir. Hayrat’ın sorunu yalnızca Hayrat’ın değildir. Sürmene’nin, Maçka’nın, Çaykara’nın, Dernekpazarı’nın, Of’un, Köprübaşı’nın, Tonya’nın, Düzköy’ün, Vakfıkebir’in, Akçaabat’ın, Beşikdüzü’nün, Şalpazarı’nın sorunu birbirinden ayrı değildir. Bir vadinin kaybetmesi, bütün Trabzon’un kaybetmesidir.
Hiçbir şirket, hiçbir holding, hiçbir siyasi güç halkın yaşam hakkından daha büyük değildir. Bizler doğayı sermayenin kâr alanı olarak gören anlayışa teslim olmayacağız. Suyumuzu da toprağımızı da ormanlarımızı da yaylalarımızı da sonuna kadar savunacağız. Çünkü biliyoruz; Su yaşamdır, toprak yaşamdır, orman yaşamdır; yaşam satılık değildir. Maden şirketlerine, HES şirketlerine ve doğayı sermayeye teslim eden politikalara karşı hukukun, bilimin ve halkın yanında durmaya devam edeceğiz. Trabzon susmayacak. Vadiler teslim olmayacak. Yaşam kazanacak.”
Aksaray Manşet, Kapadokya’nın kapısından yükselen güncel manşetleriyle Aksaray’da yaşanan gelişmeleri yakından takip eden, şehrin gündemini hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde okuyucularına sunan güncel bir haber platformudur.
Yorum Yap