Son Dakika Gelişmeleri
--:--:--

Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada, “Şurası bir hakikat ki Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dâhil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa Zirve Bildirisi’nde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım, NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır

(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada, “Şurası bir hakikat ki Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dâhil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa Zirve Bildirisi’nde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım, NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hoş geldiniz. NATO Ankara Devlet ve Hükümet Başkanları 36. Zirvesi vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.” ifadesini kullandı.

Türkiye’de 22 yıl aradan sonra ikinci, başkent Ankara’da ise ilk defa düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde, ev sahipliği yaptığımız bu tarihi zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da atmış buluyoruz. Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Ama bugün savunma harcamaları, askeri yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz. Zirvemizde geçtiğimiz yıl Lahey’de verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Genel Sekreter Sayın Rutte de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifak’a yönelik çok boyutlu ve tedricen artırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. NATO Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti.”

“TARİHİ, ŞANLI ZAFERLERLE İLMEK İLMEK DOKUNMUŞ BÜYÜK BİR MİLLETİZ”

“Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz.” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi ayrıca anlamlıydı. Bizim için kıymetliydi. Hassasiyetinden ötürü, değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1952’den beri İttifak’ın üyesi olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

“Ama biz sadece Kara Kuvvetleri’nin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş büyük bir milletiz. NATO’ya üye olmakla, İttifak’a yalnızca üç kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir.”

“Hâlihazırda NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu emanete hakkıyla sahip çıktığını vurguladı.

Türkiye’nin, İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO’nun harekât ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız.” dedi.

İttifak’ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16’ların ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği misyonu kapsamında, Estonya’da konuşlanacağını söyledi.

“ÜLKEMİZİN SAVUNMA SANAYİSİ ALANINDA SON 23 YILDA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BÜYÜK ATILIM HERKESİN MALUMUDUR”

Türkiye’nin, 2025 Ekim ayında üstlendiği NATO Kosova Gücü (KFOR) komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz. Daha burada sayamayacağımız, nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. Zirve vesilesiyle Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi, bu bakımdan mühimdir. Harcanan rakamlar, savunmaya ayrılan kaynaklar elbette önemlidir. Fakat gerçek caydırıcılığı, üç boyutlu derinlik yani, üstün teknoloji, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretim oluşturur. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın sacayakları olacaktır. Ülkemizin savunma sanayisi alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur.

Türkiye olarak kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde, dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayisi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz. Bu sabahki konuşmamda da ifade ettim, Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimleri, NATO’yu tamamlayıcı olmalı ve gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır. Bu önemli hususu her fırsatta, her zeminde müttefiklerimizin ve Avrupa Birliği’nin liderliğinin dikkatine getiriyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şurası bir hakikat ki Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dâhil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa Zirve Bildirisi’nde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım, NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve kapsamında ev sahipliği yaptıkları Savunma Sanayii Forumu vesilesiyle NATO’nun savunma sektörü ile daha sıkı iş birlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi’nin müttefiklerce kabul edildiğini hatırlattı.

Terörizmin NATO’ya yönelik iki ana tehditten biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Son dönemdeki tüm zirvelerimizde bu hususta atılabilecek adımları ele aldık. Ankara Zirve’mizde de terörle mücadelede müttefiklerin samimi bir dayanışma içinde olmalarının önemini bir kere daha vurguladık. Görüşmelerimizde Ukrayna’da 5’inci yılına giren savaşın etkilerini de ele aldık. Artık bir yıpratmaya yönelik bu muharebede savaş, her ay on binlerce zayiat verilen bir kıyım makinesine dönüşmüştür. Türkiye olarak savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik. Bu ilkeli duruşumuzu hem Sayın Putin hem Sayın Zelenskiy hem de bu sabah belirttiğim üzere müttefiklerimiz çok iyi biliyor. Bugün bir kez daha şu çağrıyı yapmak istiyorum: Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları, Türkiye’de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.”

“GAZZE’DE İŞGAL VE ZULÜM HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Orta Doğu’da yaşanan güncel gelişmeleri de değerlendirdiklerini söyledi. Her aşamasına destek verdikleri İslamabad Mutabakatı’nı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız. Burada önemli olan çözüm iradesinin mutlaka korunmasıdır. Gelgitler yaşansa dahi neticede aklıselimin galip geleceğine inanıyorum. Dünyanın beklentisi de barışa fırsat tanınmasıdır. Şu gerçeği burada dikkatinize getirmekte fayda görüyorum, bir tarafta barış umutları yeşermekteyken öte tarafta 2 Mart’tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan’a yönelik saldırılar halen durmuyor. İnsanlar göçe zorlanıyor, şehirler yıkılıyor, Lübnan toprakları adım adım gasbediliyor. Aynı şekilde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze’de işgal ve zulüm hız kesmeden sürüyor. Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler, en küçük bir barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum. Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni bir çatışmaya tahammülü var. Tam tersine, insanlık olarak hava gibi, su gibi hepimiz, barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz.”

ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere liderlerle ikili ve bölgesel meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve marjında Bulgaristan, Kanada, Finlandiya, Fransa, İtalya, Almanya, Birleşik Krallık liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın da Ankara’da olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu akşam Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz. Yarın da Karadağ, Slovakya ve Arnavutluk liderlerini ağırlayacağız. Malumunuz önümüzdeki yıl Türkiye’nin NATO üyeliğinin 75’inci yıl dönümü. Bu anlamlı yıl dönümünün arifesinde Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha vurgulamak istiyorum. Zirveye hazırlık bağlamında yakın iş birliği içinde olduğumuz NATO Genel Sekreteri Sayın Rutte ve ekibiyle zirvemizin başarıyla icra edilmesi için günlerdir büyük bir özveriyle çalışan görevlilerimizi tebrik ediyorum. Türkiye’nin büyüklüğünü, Türk milletinin misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren tüm Ankaralı kardeşlerime en kalbî şükranlarımı sunuyorum.”

Türkiye’nin 2026 yılı bitmeden iki büyük zirveye daha ev sahipliği yapacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “29-30 Ekim tarihlerinde Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Liderler Zirvesi’ni yine burada, başkentimiz Ankara’da gerçekleştireceğiz. Hemen ardından 9-20 Kasım tarihlerinde COP 31 İklim Zirvesi’ni Antalya’da tertipleyeceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

F-35 AÇIKLAMASI: TÜRKİYE ÜRETMENİN YANINDA ALMA HAKKINA DA SAHİPTİR

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’ye F-35 satılmasıyla ilgili açıklamalarının sorulması üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Zira biz Sayın Miçotakis’in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına ‘niçin bunları aldın’ veya ‘niçin bunları alıyorsun’ diye bir düşünce bugüne kadar serdettik mi? Hayır. Halbuki bizim kapı komşumuz. Bu tür şeyleri söyleme imkanımız da olabilirdi ama gerek yok.
Alabilir de, satabilir de. E Türkiye ise şu anda bunları zaten üretiyor. Üretmenin yanında da tabii ki alma hakkına da sahiptir. Ve bizler de bunun görüşmelerini dünyanın değişik ülkeleriyle yapıyoruz. Adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”

“BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN”

ABD Başkanı Donald Trump’ın F-35 konusunda henüz kararını tamamen vermediğini söylediği hatırlatılarak , S-400’lerin durumunun ne olacağı sorulan Erdoğan, “Bizi izlemeye devam edin” dedi. 

“BİRİLERİNİN ELİNDE FARKLI KUBBELER VARSA BİZDE DE ÇELİK KUBBE VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çelik Kubbe projesine yönelik soruyu yanıtlarken şu değerlendirmede bulundu:

“Çelik Kubbe projesi aynı zamanda NATO’nun bulunduğumuz bölgelerdeki en güçlü bir bilek güreşidir. Bütün adımlarımızı attık ve Çelik Kubbe’de de şu anda Türkiye biliyorsunuz her geçen gün mesafe alıyor. Nitekim bunların da zaman zaman sergilenmesini de yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde de çelik kubbe var.”

“DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜN”

Rusya-Ukrayna ve İran gibi ihtilaflı alanlarda Türkiye’nin arabuluculuk rolünün sorulması üzerine Erdoğan, “Daha adil bir dünya mümkün. Ona çalışmamız gerekiyor. Onun için de hep birlikte düşünen, uygulayan ve bu konuda adımları atması gereken her siyasetçi bu sorunu çözmek için kararlı yürüyüşünü sürdürmeli. Ben ‘bu çözülemez’ demem. Tam aksine çözeriz diyorum. Hep birlikte bu adımı inşallah atacağız. İşte bu adımı atması gerekenlerin içerisinde başta Sayın Trump olmak üzere tüm dünyadaki siyasetçilerin bu konuya yürek koyması lazım, el vermesi lazım ve derdi barış olanlar bu işe her türlü katkıyı vermeli” şeklinde konuştu.

“F-35’LERİN TÜRKİYE’YE TESLİMİ GERÇEKLEŞTİĞİ ANDA DA BÜTÜN DÜNYA ‘AMERİKA VERDİĞİ SÖZÜ TUTTU’ DİYECEK”

Trump’ın Türkiye ziyaretinin ardından iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmasının beklendiği belirtilerek ticaret, savunma sanayi ve bölgesel güvenlik alanlarında hangi somut adımların atılacağı sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Öncelikle tabii ki savunma sanayi önemli adımlardan bir tanesi ama bunun yanında ekonomik ilişkiler çok çok önemli. Bu ekonomik ilişkilerimizi Amerika’yla geliştirmek ülkemizin ciddi manada menfaatinedir. Ve bu konuyu aynen Amerika’da kabul ediyor ve bu süreci bu şekilde devam ettireceğiz. Bu ikili görüşmelerimizde gerek Sayın Başkan gerekse bizler bu konularda mutabıkız. İşte en önemlisi az önce de gündeme geldi. F- 35 konusu. F-35 konusunda da Sayın Trump aslında Türkiye’ye yönelik olumlu bir yaklaşımın içerisinde inşallah F35’lerin Türkiye’ye teslimi gerçekleştiği anda da bütün dünya ‘Amerika verdiği sözü tuttu’ diyecek.”

“ŞU ANDA AMERİKA’NIN BİZE KARŞI YAPTIRIMLAR KONUSUNDA HERHANGİ BİR UYGULAMASI YOK”

Trump’ın CAATSA yaptırımların kaldırılacağı yönündeki açıklamasına ilişkin sürecin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı, şunları kaydetti: 

“Şu anda Amerika’nın bize karşı yaptırımlar konusunda herhangi bir uygulaması yok. Yani büyük oranda, büyük ölçüde bunlar kalkmış vaziyette. İşte şu anda Milli Savunma Bakanım burada, Genelkurmay Başkanım burada, diğer Dışişleri Bakanım ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı burada. Hepsi de bu yaptırımların Türkiye’ye uygulanmadığını bizzat yaşıyorlar, görüyorlar. Böyle bir sıkıntımız yok. Herhangi bir sıkıntı anında da Sayın Trump sağ olsun aradığımız zaman 24 saat içerisinde bize döner ve 24 saat içerisinde de gerekli olan cevabı alırız.”

“MEHTER TAKIMINDAN ÖVGÜYLE BAHSEDİLDİ”

Karşılama törenindeki yeniçeriler ve mehter takımının Batılı liderler tarafından nasıl karşılandığının sorulduğu Erdoğan, “Hepsi de övgüyle bahsettiler. Tokalaşırken ‘gerçekten muhteşemdi’ dediler. Hatta bazıları, ‘Biz yeniçerilerinizi tanırız’ dediler” ifadelerini kullandı.

“BİZİM MASAMIZ KOLAY KOLAY DAĞILMAZ”

Trump’ın İran’a ilişkin “Bence ateşkes bitti” dediği ve masada anlaşmanın kolay olmadığı yönündeki mesajlar verdiği ifade edilerek, İran konusunda nasıl bir yol haritası izleneceği sorusunu yanıtlayan Erdoğan, “Masa kolay değil ya. Türkiye’de de biliyorsunuz altılı masa kurdular. Daha kurmadan dağıldı. Bu masa farklı bir masa ama biz elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz. Bütün mesele masayı sağlama almak. Ama bizim masamız kolay kolay dağılmaz” karşılığını verdi.

F110 MOTORU AÇIKLAMASI: TRUMP OLUMLU YAKLAŞTI

Yerli savaş uçağı KAAN için F110 motorunun tedariki ile ilgili soru üzerine Erdoğan, “Bu motorlarla ilgili konuyu ben Sayın Trump’la daha önce görüştüm. Kendileri olumlu bir yaklaşım sergilediler. İnşallah bir sıkıntı olmayacak.” dedi.

“HÜRMÜZ BOĞAZI KONUSUNDA ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ”

Hürmüz Boğazı’nda ticari bir gemiye yönelik saldırı ve Trump ile yapılan görüşmede İran konusunun ele alınıp alınmadığı da sorulan Erdoğan, “Hürmüz Boğazı konusunda da bizler özellikle tabii Türkiye olarak elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, yapacağız ve Hürmüz Boğazı’nın da bir savaş gölüne dönüşmesini istemiyoruz. Bunu başarabilirsek ne mutlu bize” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİNDE AMERİKA’YA YÖNELİK ADIMLAR ATMASINI DA ARAMIZDA KONUŞTUK”

NATO görüşmelerinde Trump’ın ve Erdoğan’ın ortak üretim ile ortak projelerden bahsettiği belirtilerek, Türkiye’nin önündeki engellerin kaldırılması konusunda somut bir güvence olup olmadığı ile yaptırımların kaldırılmasına ilişkin Trump tarafından bir takvim verilip verilmediği sorusunu Erdoğan, şöyle yanıtladı:

“Takvim demeyeyim ama yani Sayın Trump’la bu konuda mutabık kaldık. Özellikle gerek savunma sanayi gerek ekonomi bütün bunlarda müşterek çalışma hatta hatta Türkiye’nin savunma sanayinde Amerika’ya yönelik adımlar atmasını da aramızda konuştuk. Yani ne olabilir savunma sanayinde? Özellikle gemi inşa sanayi bu konuları aramızda görüştük ve adımları da inşallah süratle atacağız. Bu fırkateyinler olabilir. Bu corvetler olabilir. Bu denizaltılar olabilir. Bütün bunları aramızda görüştük ve Türkiye bunu yapar mı? Türkiye bunu tersanelerinde yapar.
Bunları yapmaya da muktedirdir.

Erdoğan, Türkiye’nin AB üyeliği ve bu konunun Avrupa ülkelerinin liderleri ile görüşmede gündeme gelip gelmediği soru üzerine şunları söyledi:

“Tabii bize düşen görev liderlerle bu konuları görüşmek. Bugün yine Alman şansölyesiyle de bu konuyu görüştük. Tabii şimdi de gerek Von der Leyen’le gerek diğer liderlerle bunları gündeme getireceğiz, konuşacağız ve Türkiye’ye 53 yıllık bir beklenti, bu bir zulümdür. ‘Artık bu zulümden Türkiye’yi kurtarın’ diyeceğiz kendilerine. Temenni ederim ki artık kapıyı aralarlar. Çalışacağız.”

 

Yorum Yap

Benzer Haberler
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı İran’a yönelik yeni saldırılar başlattığını duyurdu
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı İran’a yönelik yeni saldırılar başlattığını duyurdu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antonio Costa ve Ursula von der Leyen’i kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antonio Costa ve Ursula von der Leyen’i kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır
Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır
Kadirli Belediye Başkanı Olcar silahlı saldırıdan yara almadan kurtuldu
Kadirli Belediye Başkanı Olcar silahlı saldırıdan yara almadan kurtuldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderlerin imza attığı tabloyu imzaladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderlerin imza attığı tabloyu imzaladı
Nacho Sanchez Amor: İBB Davası’ndaki gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz
Nacho Sanchez Amor: İBB Davası’ndaki gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz
Kapadokya'nın Kapısından Güncel Manşetler
Aksaray Manşet

Aksaray Manşet, Kapadokya’nın kapısından yükselen güncel manşetleriyle Aksaray’da yaşanan gelişmeleri yakından takip eden, şehrin gündemini hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde okuyucularına sunan güncel bir haber platformudur.

2026 Aksaray Manşet © Tüm hakları saklıdır. Aksaray Manşet